enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
9,4385
EURO
11,0024
ALTIN
540,47
BIST
1.455
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
18°C
İstanbul
18°C
Az Bulutlu
Cuma Az Bulutlu
19°C
Cumartesi Az Bulutlu
19°C
Pazar Sağanak Yağışlı
16°C
Pazartesi Çok Bulutlu
14°C

KÜLTÜR & EDEBİYAT

REKLAM ALANI
Bırakıp giden yazlarla hatırlanansın artık. Uzak ve yorgun bir şehrin akşam vardiyalarında, o uzak ve yorgun fabrikalarında şehrin, genç kızların kutnu kumaş dokuyan gözlerindeki çeyiz hayâlleriyle anarlar artık seni. Eskimiş yazlarla çevrili güneşler gibisin artık; sahiller boyu dağlı bir yalnızlığa büründüğünde, adresini bulamamış bir mektup korkusuyla çekilirsin adalardan. Yazdır ve...
22.04.2021
Bir gurbete gurbet oldum, dermanı derdinde gizli Kevser başının izleri, garipler yurdunda gizli Gül’ün yoluna yol olan, sanma işin kolay olur Kapısının anahtarı, Hayber’in merdinde gizli Sanma cennet göklerdedir, yüreğinde bir yerdedir Gönlü aşka teslim olmuş, akl-ı selim her ser’dedir Belki ayda, belki meyde, kalbe dolanmış sırdadır Bir bakmayı bilebilsen,...
17.04.2021
Hicran kokan yolların, sonu hicran çıkmazı Bekler durur oysa ki, gönül vuslat vaktini Zaman da merhametsiz, kalbe hüsran canbazı Göz yaşlarım yırtar mı, bitmez hasret aktini Ah mahpeyker yoruldum, ümit girmez kapından Yüzümü çevirmeye, bir katrelik dün kaldı Demet demet derdiğim, pembe gülün sapından Kalbime batan diken, yakıcı hüzün kaldı...
21.03.2021
Açsın, olabilir… Bir simitçinin seyyar arabası önünde durur ve bir süre tedirgin, gergin seyredersin. Sonra bir cesaret, utana sıkıla dilinin ucuyla istersin… Verir.. Hem de hiç düşünmeden, hesap kitap yapmadan anında tezgâha uzanır, eline tutuşturur ve yüzündeki mutluluğu görünce de daha bir mutlu olur, sonsuz huzur duyar. Fakat aynı tezgâhın...
13.03.2021
Bilirim Zenciler beyazlaşmak istemez şimdi Beyaz adamın lanetini reva görmez dünyaya Nerede görülmüş cevizin elma verdiği nerede Beyaz adamın ateş suyuna muhtaçtı Kızılderili Bilirim Zenciler beyazlaşmak istemez şimdi Onlar beni anlamaz ben bir beyazım kaderimde Onlara söylenecek sözüm var anlaşılmayanım İstiflenmişse mahzenine gemilerin bir bir Zenciler Ölen gitmişse kalan köledir...
06.03.2021
İsyan adasının kıyı hattından Sesleniyorum olmazlar gemisine Çığırtkan balıkların oltasından Buruşan ellerim kanlandı hevesime Duyun! Omuz verin şu yırtılan sesime Göğe bakan parmak uçlarımdan Kumlar dökülür umutlarımın tepesine Durdurun! Bu zaman denen gürzlü dalga İnfilak edecek yaşamlarımızın üstüne
23.02.2021
Bir şehrin veya ülkenin büyüklüğü nasıl ölçülür, bilir misiniz? İnsan kalitesiyle. İnsan kalitesi de o ülkenin veya şehrin içinden çıkmış büyük adamlarla ölçülür. Büyük adamlar yaşadığı yerlerin çocuğudur. Bir Dostoyevski Petersburg, Bir Balzac Paris, bir Necip Mahfuz Kahire, Bir John Steinberck Amerika’nın çocuğudur. Tolstoy ise bütün bir Rusya’dır. Tolstoy aristokrat...
19.01.2021
Bu senin yolun, darda koymaz amenna, Taşır kalbimi taş taş taşan çağlardan. Bu senin yolun, gök ehlinden sabır taşır, Taşır kalbimi ufka varan son ağaç olup da. Bu aşkınla bir yol tutturmuş ah giderim, Taşır kalbimi güzle üzen, güzle taşan ki benim.
16.01.2021
Ne zaman kendime biraz nasihat edecek olsam Çürük demir tadı bir yorgunluk bulurum sesimde Ağzımda metalik bir hüzünle yine de Ey yaşamak adına kutsanan tenakuz Ey mezarlık bitkisi diyorum Kuşların hüznünü öpecek dudaklardan yoksun musun Ah kanatları gergefte şu dilsiz kuşların Dünya diyoruz adına yeni uyurlar Yeni uyurlar ve uyanmak...
14.01.2021
“Verem olmuşsun Beybaba! Bol bol orman havası almalısın.” dedi doktor, elinde tuttuğu steteskopla muayeneyi bitirip önündeki boş reçeteye eğildiğinde. Beybaba sıkıntılı, sakalını bir iki sıvazladıktan sonra, elbiselerini düzeltirken, titrek, dal gibi incecik sesiyle, “Emin misiniz doktor bey? Bir yanlışınız olmasın sakın.” dedi. Başını bir an reçeteden kaldıran doktor, göz göze...
10.01.2021
Bilemediler, dünyamıza şehirli melekler “usullacık” iniverdiğinde, evlerimizden taşan susamlı sevinçlerin kırıntılarıyla bile biz, bir türlü bilemeyişlerine onların, nasıl da hayret dolu gözlerle açılırdık kar kokulu sabahlara. İşte o “usullacık” iniveren meleklerle biz, aynı çatı altında, güz getiren ağustos gölgelerine karışıp bilemeyişlerine onların, dünyamıza şehirli hayretlerle işte, kar… İşte bilemediler, ağulanan...
04.01.2021
Yol sustu… Dal dal fesleğenler küstü… Ne aşkla dalları basan kiraz, ne de turunçgilleri Akdeniz’in… Bir andaç bile alamamışken henüz yazdan, sahil kasabalarında şimdi, boy boy balıkçı tekneleriyle zaman, ölü bir engereği hatırlatmakta. Belki radyoda bir ince saz, kanun, lavta ve bağlama yahut kemanla, bir bir geçmiş günleri anan ihtiyarlar,...
19.12.2020
Susuvermek gönlün kıyısında İçmeden suyu dönmek Seni görmeden gitmek Dokunur insan olana Gel de anlat gönle lafı Yasak mı isim işleme destmale Gülbakışlım anlatamaz oldum Görmeden çok zor gitmek Anlatabilmek güç seni Bilmeyene hatırlatmak zordur Ondandır adını söyleyemem Var bu şehirdir de içinden Selam olsun şehre Selam olsun mezarlığa Kitabesi...
11.12.2020
Seni toprak sanacaklardı, ruhunu aşkla karıştırabilseydin eğer. Uzaklara dalmış sanacaklardı işte, yorgun bir tren sesine, bir ömrü parçalara bölen asil bir acıya… Sonra işte seni, şarkılarına kadar kederli, ucuz insan pazarında satılığa çıkarılmış, huzursuz ihtiyarlardan sanacaklardı; yüzünü kefeninle mezada koyabilseydin eğer. Yüzünü senin, toprakla kefenlenen o uzak zamanlarda, taş bağırlı...
11.12.2020
Aynı uçurumda açsaydık keşke, Aynı şarkıya soğan kırsaydık yeniden… Kaseti başa sarabilseydik de, Sevginin kopan yerini yeniden dinleseydik…
08.12.2020
Sana bir güz getireceğim… Kışa çağırıyorken seslerimizi zamanın hoyrat saati, anneler öyle çaresiz bekliyorken elleri koynunda, dupduru bir sevincin taşan ırmakları çağıldıyorken ülkemle halvet; sana bir güz getireceğim. Sana bir güz getireceğim… Solgun dudaklarıyla bir işçinin alnını karışlıyorken bir patron, tezgâhtar kızı sıkıştırırken bir kurşun harcı, emeğini ruhuyla sofrasına katık...
08.12.2020
Ey gamzesine hüznü, aşkı doldurmuş güzel. Pervanedir od’una, nakş-ı sevdayı gazel. Ölse de bağrındaki ummanlar hudud bulmaz, Yazacaktır bilirim, âşk-ı hazini ezel. Sây’ı hüsnündür cânın, maksûdu muhabbetin. Olsun gönül gönlünde, bir ömür müebbetin. Oldu derdest kimyası, bu tende fani cânın, Kanunları hükümsüz, bilinmiş tabâbetin. Nazınla gelse bile, derd-i âlâyı dilden....
05.12.2020
Duru, berrak o çivit mavisiyle dünyayı çiçekleyen zamanları yeniden, hep yeniden nazarımıza çekecek zamanları arıyoruz şimdilerde. Yitirilmiş o şenlikli günleri anımsatan ne olsa, durup özlemle hatırlıyoruz şimdilerde. Kapılar, pencereler kapalı, perdeler dünyaya örtük, merak dolu gözlerin aradığı keskin bir bilinç parlayışıyla beklemeye durduğumuz kesif korkulardan geçiyoruz. Doğrusu, şimdilerde salgın günlerinde...
02.12.2020
Aramızda ayrılığın ilk günlerinde okunan bir kitap gibiydi dünya… Huzursuzluğu emziren ve o mağrur kış akşamlarının boğuntusu içinde, bomboş sayfalar akıp gidiyordu gözlerimizden. Dışarda yağmurun üzdüğü bir güzle hayat, geçmiş zamanların ağrılı yasını tutuyordu. Sepet ören kadınlar gibiydi işte dünya, sır tutan takvimler arasında, onlar da acılarını örüyorlardı biteviye. Sonra...
01.12.2020
Yakılsın hane-i gâm, yıkılsın name-i kâm Herbir zât-ı şâhâne, kesmesin artık ahkâm Daha bir münasiptir, nazar etse hâline Ve gönül menbâına, ah olunsa diger-kâm Ehli değilse ey dost, fikr-i beyân boşuna Can yanar hasım olur, belki diler intikam Söz sorulana düşer, sukût akl-ı selime Her lafzı kaldırmıyor, her hâli her...
28.11.2020
Almanya’ya göç eden bir ailenin kızı… Hanne. Aile içi şiddeti, cinayeti, intiharı, evlatlık olmayı, kültür çatışmasını, aşkı, varoluş sancısını yaşamış ve sonuçta infilak noktasına gelmiş bir hayatın sahibi. Madden güçlü fakat manevi olarak zayıf hayatında gerçek kimliğini arayan bir kadın. Yaşadığını hissetmek ve lanetli geçmişinden kurtulmak için yine geçmişinden bir...
26.11.2020
Dünya yusyuvarlak susamlı bir ekmekmiş, anladım artık. Sevgiymiş ızdırabın ruhta açtığı yara, bunu da… Babaymış evrenin sıcacık yankısı, eyvallah, fakat anneler ölmese ne de iyi olacakmış. Dokunmakmış anlamak, uzak bir mezar toprağına, unutmak ise şarkılara gömmekmiş çarpıntılarla ölüme sarkan bir kalbi. Aşkın taç yapraklarına sarılmakmış umut, yaşamak bin kavgayla nasırlanmakmış....
26.11.2020
Zordur bilmek gözlerinin gördüğünün ötesi, Dil muamma, hâl muamma, şimdi cânân ne desin. Hele gözler bahar misâl, yağan yağmur ertesi, Yor muamma, sor muamma, bu bendegân ne desin. Gökyüzünde bulutları sayan ruhum tavafta, Çiçeklenmiş lalezârlar, akıl herdem ârâfta. Elif ile başladı da, gönül kaldı şın kâf’ta, Gör muamma, sar muamma...
21.11.2020
Sanma şair, Bu yıkık şehir, seni unutur, Ağır, aksak topuk sesin, Ayak izin var taşlarında. Her küçede hayalin, Her kapıda nefesin durur. Oysa şimdi, Oyuncakların kırık, Boş bakışın duvarda, Hatıraların tutuştu bir bir, Çocukluğun kayboldu Sur’da. Eveeet, evet. Benim gibi sen de bezgin, Sen de kırgın, Sen de üzgünsün bilirim....
16.11.2020
Düşünce yönü güçlü, yeni şeyler söyleyen ilmi eserler çıkmadığı gibi sanat de eserleri de çıkmıyor. Çünkü ne sıradan insanların ne de ilim ve sanat adamlarının gözlem ve düşünmeye vakitleri var. Hayat çok hızlı. Ne adam gibi adam bulup iki laf edebilecek bir ortam, ne de doğa ve toplumu gözlemleyip düşünecek...
11.11.2020
O serçelerle dolu yorgun bir bahardı aslında, O mektuplarla taşınan lirik buselik faslında. Kimin kalbinden geçse, küser küser hep ağlardı, Kimin adını ansa, mektup ve serçeleyin susardı. Artık kanmıyor aşkla sarıldığı o mektuplara, Yetmiyor ağladığı fasıllar o yorgun baharlara. Kim geçse kalbinden coşmuyor artık derince, Kim çınlatsa kulağını hastayım diyor...
11.11.2020
Gittiğimde mevsim ağır ve sancılı bir kışla sarıp sarmalanmıştı çoktan. Çatılar çoktan, ağaçlar çoktan, yollar ve şehirler çoktan aynı görünmezliğin kollarında, hep aynı usançla çoktan sarsıcı bir gizem içinde dünyaya sımsıkı bürünmüşlerdi. “Buralarda bir yabancı olduğunuzu asla belli etmeyeceksiniz müdür bey.” İkram edilen çaydan bir yudum çekip uzun bir soluk...
10.11.2020
Bağışla, dedi, ismini. Adımı söylediğimde soy ismimi merak etti. Nereli olduğumu sordu. Şehirde kaç asır kaldığımızı merak etti. Kendisine birkaç yüz yıllık aile kütüğünü belirttim. O, yüzünü çevirdi, güne. Aydınlık simasını gördüm, ilk kez. Yaşlı bir adam. Yüzyılın asr olduğunu belirtti. Asra kasem etti. İnsanların sürekli zararda olduğunun üzerinde durdu....
09.11.2020
Hayat da böyle bir şeydir işte; ya saçınız çok kısadır ya da makasınız çok büyük. Fakat umutsuzluk ne saçınızın kısalığını ne de makasınızın büyüklüğünü bahane ederek tıraş eder sizi. Umutsuzluk, incinmiş ruhların kalitesiz peruğudur çünkü. En küçük bir rüzgârda uçuruverir başınızdan. Sonrasında küçük bir makas bulmuş olsanız bile hiçbir işinize...
07.11.2020
Şehir Araştırmaları Merkezi yakında açılacak. Her hafta bir şehre ve şehirle ilgili kaynak eserlere, dergilere, gazetelerle o şehrin fikir ve sanat adamlarına ayrılacak. Seksen bir ilin ancak 20 ay içinde tamamlanması mümkün, Diyarbakır hariç. Seksen bir ilimizi hiç bir ücret almaksızın, kendi imkânlarımızla tanıtmak, olsa olsa bizim üstesinden kalkacağımız iştir....
04.11.2020