enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
32,5095
EURO
34,8071
ALTIN
2.486,95
BIST
9.559,17
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
16°C
İstanbul
16°C
Az Bulutlu
Cuma Yağmurlu
15°C
Cumartesi Az Bulutlu
19°C
Pazar Az Bulutlu
20°C
Pazartesi Çok Bulutlu
18°C

Türkiye ve Çin Karşılaştırması / Prof. Dr. Emre Alkin

Türkiye ve Çin Karşılaştırması / Prof. Dr. Emre Alkin
REKLAM ALANI
26.09.2023
0
A+
A-

Çok uzun yazdığımı iddia eden Dostları memnun etmek için bugün kısa yazıyorum. Her seyahatin bir amacı var mutlaka ama ilk defa “ben buraya niye geldim” diye hayıflanmıştım.
Ancak Çin’e ayak bastığımdan 3 saat sonra “iyi ki gelmişim” dedim içimden. Sonra 72 saatlik ziyaret, görüşme ve keşif maratonundan sonra daha salim kafayla bir değerlendirme yaptım. İki ülke arasında şöyle bir kıyaslamayı karalama defterine ekledim. Bakın Biz hangi hataları yapıyoruz:
– Yapılan işler hakkında güvendiğimiz yöneticilerden bilgi alıyoruz ama onların verdiği bilgiler çoğunlukla güvenilir olmuyor. Dolayısıyla kurumları yönetmek zor oluyor.
– Kurumlarda kritik işler hep belirli kişi ya da kişilerde toplanıyor. Dolayısıyla bu kişi ya da kişiler ünvanlarının çok üzerinde yetki ve sorumluluk sahibi oluyor. Yapılan yanlışlıklar ve yanlış giden işlerin üzeri örtülüyor.
– Tüm faaliyetlerde kalite yerine üst yönetimin memnun edilmesi aranıyor. İşin gereken kalite ve altyapıyla bitirilmesi değil “bir şekilde bitirilmesi” hedefleniyor
– Eğiticinin eğitimine ilgi gösterilmiyor ve bu sebeple ara eleman da yönetici de yetişmiyor. Bu sebeple yönetici pozisyonuna gelenler çok uzun süre koltukta oturuyorlar. Bu sebeple verimsizlik artıyor. İşler az sayıda kişi sayesinde yapılıyor. Onlar da diğerleriyle aynı ücreti aldıkları için isyan ediyorlar.
– Tüm kritik kararlar ya siyasetin, ya grupların ya da kişilerin menfaatlerine göre alınıyor bu sebeple toplam faydayı artırmak mümkün olmuyor.
Sonuç olarak, Türkiye’nin de Çin gibi merkezden yönetildiğini kimin neye sahip olduğuna siyasetin karar verdiğini görüyoruz. Ancak kimin neye sahip olacağına ya da neyi yapacağına veya hangi haklara sahip olacağına oldukça keyfi bir şekilde yaklaşılıyor.
Mesela birilerine verilen haklar diğerine verilmiyor. Bunu sadece siyaset değil firmalar ve kurumlar da yapıyor. Bir kişinin sahip olduğu haklar aynı seviyedeki bir başkasında yok. Gerekçesini anlamak mümkün olmuyor.
Ancak patron mutluysa kimse ses çıkarmıyor. Bu açıdan vizeleri gerekçesiz reddeden Avrupa’ya benziyoruz desem yanlış olmaz. Belki de bu sebeple bu yaklaşıma önce isyan ediyor sonra kanıksıyoruz. Değişen bir şey olmuyor.

 

 

REKLAM ALANI