SON DAKİKA

19:41 Sağlık sektöründe, Turquality destekleri nelerdir?

22:30 A enerji verimliliğini seçenler yüzde 25 kâr edecek

21:45 İstihdam Kaybı Kapıda

20:29 Lidya Grup’tan Dev Değişim Kampanyası

20:21 Sektör Ramazan’da Yüzde 20 Artış Bekliyor!

21:19 Keepnet Labs, büyümeye devam ediyor

20:15 Demir-çelik sektörü karbon emisyonunu azaltmak istiyor

00:22 Sosyal medya ile ilişkimizi belirleyecek kitap

00:01 Ticari dünyada siber hırsızlık hız kesmiyor

21:02 Maden sektöründe burs projesi meyvelerini verdi

20:32 Akıllı ev sistemleri hem güvenlik hem konfor sağlıyor

17:25 “Teknoloji tek başına hiçbir şey, İnsan her şeydir”

20:51 Güneş enerjili güvenlik sistemleri yüzde 35 tasarruf sağlıyor

20:28 “Akıllı Şehir” altyapısına 326 milyar dolar yatırım yapılacak

20:30 Şirketlerin Büyük Çoğunluğu Veri Kaybından Muzdarip

19:46 Zoom yorgunu olabilir misiniz?

18:25 ‘İhracata yönelik sanayileşmeliyiz’

17:56 Zeybek oynayan i-toys robotları yoğun ilgi görüyor

21:26 Kaleseramik, Çin’deki yapı fuarında ilgi odağı oldu

18:01 Tüketiciler en çok kart aidat ücretlerinden şikayetçi

17:37 Moof Dijital’e, “Yılın En İtibar Kazandıran Dijital Ajansı” ödülü

20:38 E-ticaret hacminde beklenti 240 milyar TL

20:19 “İyi hekim olmak için önce iyi insan olmak gerekir.”

19:25 Brisa, Türkiye İklim Değişikliği ve Su Lideri Oldu

22:07 2021 elektronik mali uygulama değişiklikleri

20:58 İslam ve Osmanlı Tıbbına Giriş

20:19 Petek Bal mı, Süzme Bal mı?

19:09 Uluslararası Dijital Medya Derneği Genel Kurulunu Yaptı

18:44 En İyi Uluslararası Danışmanlık Firması ödülü Progroup’un

22:04 Dijital dönüşüme yatırım yapanlar kazanacak

20:57 Küresel tedarik zincirinde yaşanan sorunlar emtia fiyatlarını artırdı

Görsel dilin gösterdiği… / Abdulkadir Karataş

Görsel dilin gösterdiği… /  Abdulkadir Karataş

Fotoğraf: Haluk Alp

Var olanı, olmuş-bitmişi ifşa etmesi nedeniyle diğer görüntüsel göstergelerden (resim, minyatür, gravür vs.) ayrıldığı bilinir fotoğrafın. Fırça ehli düşlerini dilediğince aktarır tuvale. Beğenmez siler, değiştirir. Bir ‘inşa’ sürecidir onun yaptığı. Kurgusal ve deneysel işleri bir kenara bırakırsak fotoğrafçının işi bu anlamda hayli zordur. Öyle ki, eğer kadrajı bir anlam oluşturma yetkinliğine taşıyamazsa ortaya teknik bir kayıt çıkar. Kötü müdür görüntü kayıtlarının hepsi? Elbette hayır. Bakarız, keyif alırız sonra kaldırır atarız. Çünkü bu tür işler bir anlamda ‘teknik hokkabazlık’ olarak tanımlanır. Peşinden gelen cümle genellikle şu olur: İyi hoş da, bunda bir şey eksik… Eksikliği köpürten en önemli etken ise genellikle taklidin taklidinin yapılmasıdır. Öte yandan, başarısı kanıtlanmış işlerin taklidi yerine ‘tarz’ yapacağım diye komik hallere düşmek de mümkün… Peki nedir bu tarz, üslup ya da Türkçesiyle ‘biçem’ dediğimiz şey? Oturmuş bir dil ve kişinin işiyle özdeşleşmesi, kendini işine dahil etmesi kısaca. Eskilerin ‘üslub-u beyan, ayniyle insandır’ diye formüle ettikleri durum. Buradan çıkaracağımız sonuç, biçemin bir zamana ihtiyaç duyduğudur. Konu fotoğraf olduğuna göre bir tarzdan söz edebilmek için ortaya konulan işlerin, fotoğrafçının portfolyosunun bilinmesi gerekmektedir…Bu kadar lafı yukarıdaki iki çift gözün hatırına ettik. Siyah beyazın kıvamında tonlara sahip büyüsü, bizi kadraj içindeki köpeğin ve çocuğun bakışlarına kilitleyip bırakıyor. Bir Rönesans ressamının tablosu, Yakup Kadri’nin Yaban’ı, Yedi Uyurlar’ın Kıtmir’i geçit resmi yapıyor önümüzde. Meraklı ve fakat bir o kadar da uysal bir hava sinmiş karenin her yanına. Kırsalın o hep sıcak, saf ve cana yakın iklimi yalın bir dille sarıp sarmalamış çerçevenin dört bir yanını. Hani dilimize pelesenk ettiğimiz ama çoğu kez de yanlış kullandığımız ‘minimalizm’ var ya, bu fotoğraf o işte. Bilimdeki modelleme sürecini sanatta egemen kılma işi: Az ve öz anlatım. Yoksa bir çizgi üzerinde yürüyen çöp adam değil minimalizm… Ahşap kapı – taş doku, zıt yönlere dönük ama bizi izleyen iki canlı, badanalı duvar, dikey köşe ve sövelerin içinde ‘ben buradayım’diyen çocuğun yatay çizgili giysisi, doğayı dillendiren toprağa uygarlığın ‘kilit taşları’ üzerinden selam çakışı… Her bir imge bir duygu sarmalı halinde bütüne katkı sunuyor. Bize bir şeyler söylüyor. Söyleyişin başarısındaki sır ise ilk satırlarda da belirttiğimiz gibi oturmuş dil. Bir görsel dilin oturmuşluğu tesadüflerle değil, ortaya konulan işlerin tutarlılığı, devamlılığı ve anlam oluşturma sürecindeki başarısı ile anlaşılabilir. Bu aynı zamanda özgünlük demektir.Haluk Alp beyin Sansarak’tan imrenerek izlediğim ikinci karesi bu. Tıpkı portfolyosundaki diğer fotoğraflar gibi meramı olan, tadında tonlama ve grenli yapıya sahip, kadraj oluşumunu eski lisanla ‘efradını cami, ağyarını mani’ biçiminde tertemiz bir şekilde soyutlamayı başarma üzerine kurmuş imrendiğim bir kare… Üzerinde daha çok şey yazılıp, söylenebilecek bir iş. Bir kez daha kutluyorum.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ