enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
8,6553
EURO
10,1587
ALTIN
494,20
BIST
1.393
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Kuvvetli Sağanak
23°C
İstanbul
23°C
Kuvvetli Sağanak
Perşembe Gök Gürültülü
18°C
Cuma Parçalı Bulutlu
21°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
24°C
Pazar Az Bulutlu
25°C

Küçürek Öyküler-23

Küçürek Öyküler-23
REKLAM ALANI

Her mevsim, içimizde namluya sürülmüş insan sıcağıdır. Şehrin şarkılarına karışan o ruhsuz telaş yerinde yaşamak, geride kalan her ne varsa, herkesten sakınımsız saklanan yorgun ve küskün yürekleriyle ağıtlar yakmak demekti.

Geldiler ve tırpanlaşan bedenleriyle fabrikalara, ırak yollara, akça sandıkları zamanlara vurdular kendilerini… Ellerine sarılan huzursuzluğu kaygılarla harmanlayıp buruk özlemekler biriktirdiler düşlerinde…

Geldiler ve umudun günaşırı insan çavlanında masumiyetin izlerini aradılar biteviye. Yazıklanmanın o çıtkırıldım utancıyla mahsun, Allah’ın o geniş arzında ekmek ve içtenlik aradılar, uzun hayretler eşliğinde şehirli hayatlara bakarak…

Geldiler ve dalgın bir şafağın ucunda, geçmişin arzuyla gerinen fotoğraflarına bakıp bakıp şehri ilençlediler. Yaşamak değildi avuçlarından kayıp giden, hayır; yaşamak korkusuz, umut dolu bir vicdan yasından berî, ekmeği aşkla ısırabilmekti…

Çünkü her mevsim, içimizde namluya sürülmüş insan sıcağıdır. Durulmuş bir göl ağzında bekleyen, sonra sabırla bir daha bekleyen hayat, hepsinin hayâllerinde biriken dünya telaşına hiçbir zaman kefil olmadı.

Hepimiz, yangınını taşıyanlardık nasıl olsa. Otobüslerde, kamyonlarda, çırçır fabrikalarında, seyyar arabalarda, bakkallarda, gurbetlerde hep aynı isimlerimizle çağrılandık ne de olsa. Taşradan bir uzak göçmen kuşlara ağlayan, kuşkulu bakışlarını gönüllerine bağlayan “yabanın adamları”ydık, ötesi yoktu…

REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.