enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
33,0144
EURO
35,9458
ALTIN
2.509,48
BIST
10.857,59
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
27°C
İstanbul
27°C
Hafif Yağmurlu
Cuma Az Bulutlu
28°C
Cumartesi Açık
31°C
Pazar Açık
32°C
Pazartesi Az Bulutlu
30°C

Mimaride yeni yaklaşım: Ağacın izinde yeşil yapılaşma!

Mimaride yeni yaklaşım:  Ağacın izinde yeşil yapılaşma!
REKLAM ALANI
15.10.2019
0
A+
A-

Dünya şehirlerinde yaşayan insan sayısı her geçen gün artarken, Birleşmiş Milletler verileri 2050 yılında dünyadaki her 100 insandan 68’inin şehirlerde yaşayacağını öngörüyor. 2014 yılında bu oranın yüzde 54 olduğunu belirten uzmanlar, 2030 yılında var olacak şehir merkezlerinin üçte ikisinin de henüz inşa edilmediğini ifade ediyor. Tüm bu veriler şehirlerde yakın gelecekte daha yoğun bir yerleşime işaret ederken, kamusal alan ihtiyacımızın da o oranda artacağının da altını çiziyor. Kamusal alanlarda doğa ile buluşmak için kentli insanlara yönelik alternatif çözümler üretilmesi gerekliliği de mimarlar ve kent plancıları için önemli bir tasarım sorunu olarak gündeme taşınıyor.

DÜNYADA YAYGINLAŞIYOR

Bugün dünyanın önde gelen metropollerinde, bahçelerle birlikte yükselen konut projeleri büyük ilgi görürken, yakın gelecekte benzer projelerin dünya genelindeki diğer ülke ve şehirlere de yayılması bekleniyor. Yoğun yapılaşma içinde yapılan bahçecilik çalışmalarının süs olmadığı, estetik kaygılarla değil tamamen bireylerin ihtiyaçlarından yola çıkılarak yapıldığı, bulunduğu iklime uygun çevreci bir bitkilendirme yapılması gerekliliği de uzmanların ve çevrecilerin dile getirdiği bir yaklaşım olmaya başladı. Dünyada bu akımın ilk temsilcilerinden biri olan Bosco Verticale projesi bundan yaklaşık 5 yıl önce Avrupa’nın önde gelen ticari merkezlerinden Milano’da kapılarını açmıştı. İlk görüşte dikey bir orman havası veren; biri 76, diğeri 110 metre olmak üzere iki kuleden oluşan Bosco Verticale, hayata geçtiği dönemde Avrupa’nın simge yapıları arasında gösterilmişti.

TORONTO’YA 62 METRELİK KULE

Özellikle son dönemde dünya genelinde bu tarz yapıların ağırlığı da hızla artmaya devam ediyor. Kanada’nın önde gelen şehirlerinden Toronto’da yapılması planlanan Toronto Tree Tower da yine dünyada ağacın izinde giden projelerden biri. Dünyaca ünlü mimar Chris Precht tarafından tasarlanan ve 18 katıda ahşaptan oluşan binanın toplam uzunluğunun 62 metre olması planlanıyor.

MELBOURNE’E ‘YEŞİL OMURGA

Dünyadaki yeşil yapılaşmanın en önemli temsilcilerinden biri olmaya aday projelerden biri de Avustralya’nın Melbourne kentinde inşa edilecek ‘Green Spine’ yani Türkçe anlamıyla ‘Yeşil Omurga’. Tamamlandığında Avustralya’nın en uzun binası olacak olan proje iki kuleden oluşuyor. Toplam yatırım maliyeti 2 milyar doları bulacak proje, katlarda ağaçların büyümesine olanak verecek şekilde tasarlanacak. 356 metrelik uzun kulenin en üst katında ise, dışarıdan ziyaretçilere açık bir ‘gökyüzü botanik parkı’ yapılması planlanıyor.

AMSTERDAM’DAKİ ‘HAUT’ TARİHE GEÇECEK

Hollanda’nın Amsterdam kentinde hayata geçecek Haut da yine bu akımın önemli temcilsilerinden… İlk açıklandığında dünyanın en uzun ahşap binası unvanının sahibi olacağı belirtilen projede toplam 55 daire bulunuyor. 73 metre yüksekliğindeki projede teslimlerin 2021 yılında tamamlanması planlanıyor.

KARBONDİOKSİT HAPSEDEREK HAVAYI TEMİZLİYOR

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Yıldız Entegre Pazarlama ve Kurumsal İletişim Müdürü Ercan Şahin, yeşil yapılaşmaya doğru giden yeni mimari yaklaşımların son dönemde dünyada ağırlık kazandığının altını çizerken, “Dünyada artık bütün mimari konseptlerin gözden geçirildiği; çevre hassasiyetlerinin hiç olmadığı kadar projelere yön verdiği bir dönemden geçiyoruz. Teknolojideki son gelişmelerle birlikte, bugüne kadar hep çelik ve betonla birlikte andığımız gökdelenlerde ahşabın kullanımı her geçen gün artıyor. Bu dönüşüm tabii doğanın, çevrenin korunması için de son derece önemli. Özellikle bu tarz binalarda kullanılan ahşap materyaller önemli ölçüde karbondioksit depolamaları dolayısıyla çevreye de büyük katkı sunuyor. Yapılan son araştırmalar, bu binalarda kullanılan bir metreküplük ahşabın, 900 kilogramdan fazla karbondioksiti hapsettiğini dolayısıyla havayı ciddi ölçüde temizlediğini gösteriyor” dedi.

REKLAM ALANI