enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
13,5742
EURO
15,3204
ALTIN
781,01
BIST
1.981
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Sağanak Yağışlı
13°C
İstanbul
13°C
Sağanak Yağışlı
Perşembe Çok Bulutlu
15°C
Cuma Sağanak Yağışlı
17°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
17°C
Pazar Sağanak Yağışlı
18°C

Perakende Sektöründe Nöropazarlama / Dr. Fatih Anıl

Perakende Sektöründe Nöropazarlama / Dr. Fatih Anıl
REKLAM ALANI
25.10.2021
0
A+
A-

Tüketicilerin moral seviyesi, piyasalar açısından en önemli faktördür. Olumlu düşünce ve güven seviyesi, Tüketici Güven Endeksi olarak adlandırılan veri, yüksek seviyesini korudukça alışveriş ve yatırımlar artmaya devam edecektir.
Son aylarda yaşanan olaylar nedeniyle piyasalarda moral düşüklüğü yaşandı ve enerji zayıfladı, burada en önemli faktör insanların güven seviyesindeki gerilemedir. Üzerinde durmamız gereken en önemli konu: Türkiye ekonomisi alışveriş devam ettiği sürece sağlıklı olacaktır. Ne zamanki ticaret ve alışveriş yavaşlar, işte o zaman ekonomide ve iş âleminde sıkıntılar başlar.
Tüketicilerin moral seviyesi, piyasalar açısından en önemli faktördür. Nöroekonomi ve nöropazarlama denen kavramlar gün geçtikçe önem kazanıyor. Claremont Graduate Üniversitesi’nden Prof. Paul J. Zak nöroekonomi konusunda çalışmalar yapmaktadır. Prof. Zak’ın araştırmaları insanların beynindeki satın alma düğmesinin nasıl çalıştığı üzerinde yoğunlaşmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, insan beyninde oksitosin olarak adlandırılan hormon vasıtasıyla güven duygusuyla birlikte kişilerin olumlu kararlar vermesi sağlanıyor. Genel olarak olumlu duygulara sahip insanlar, piyasalarda alışveriş yaparak sistemin canlı kalmasını sağlıyorlar. Diğer bir deyişle piyasaların devamlılığını sağlamak için insanlarda oksitosin hormonunun salgılanmasının sağlanması gerekiyor. Tüketicileri sadık müşteri hâline getirmek için güven duygusunun devamlılığını sağlamak gerekiyor.
Tüketici güven endeksi ve tüketici talebi nöroekonomi ile açıklanabilir. Bu konuda önemli çalışmalar yapan ekonomist Paul J.Zak’ın, nöroekonominin ekonomik büyümede en önemli faktör olarak ‘güven’ konusu üzerinde yoğunlaştığını görüyoruz. Söz konusu çalışmalara göre toplumda güven ve huzur ne kadar yüksekse ekonomik faaliyet ve alışveriş o kadar fazla gerçekleşiyor. Zak’a göre kişilerin alışveriş motivasyonunun harekete geçmesi bünyemizde bulunan oksitosin hormonuna bağlı, bu hormonun artışı güven ve istikrarla doğrudan bağlantılı, ülkemizde son aylarda yaşanan ortam kişiler arasında güven ve birbirine inanma konusunda tereddüde neden olduğundan tüketici güvenindeki düşüşün perakende satışlara yansıması son derece doğaldır. Bu nedenle bir an önce güven ortamı tekrardan sağlanmalı ve perakende de olası kayıpların önüne geçilmelidir.
EKONOMİNİN BÜYÜMESİ İÇİN GÜVEN ŞART
Nöroekonomi, piyasalarda ekonomik büyümenin sağlanabilmesi için en önemli faktörü ‘güven’ olarak tanımlıyor. Genel olarak toplumda olumlu düşünceler ve güven seviyesine kadar yüksekse ekonomik faaliyetler sürekliliğini koruyabiliyor.
Olumlu düşünce ve güven seviyesi, Tüketici Güven Endeksi olarak adlandırılan veri, yüksek seviyesini korudukça alışveriş ve yatırımlar artmaya devam edecektir. Piyasalardaki canlılık yeni yatırımlara ve istihdamın artmasına yardımcı olur iş piyasasındaki gelişme, diğer bir deyişle insanların iş bularak para kazanması moralleri artıracağından her anlamda büyümeye olumlu yansıyacaktır.
KORKU VE ENDİŞE ALIŞVERİŞİ ENGELLİYOR
Tüm olumlu gelişmeler insan beynindeki oksitosin hormonu seviyesinin arttırılmasıyla bağlantılıdır. Beyindeki oksitosin hormonu salgısı, sosyal iletişimle yakından ilişkili olduğu için içinde bulunulan çevre, endişe ve korku gibi tehditlerle kaplıysa oksitosin salgısı azalıyor.
Oksitosin hormonu, en başta toplumsal olarak olumlu haberlere yoğunlaşmak, insanlarla iletişim hâlinde olmak, sosyal ilişkileri arttırmak, arkadaş ve dostlarla daha fazla beraber olmak, bağışta bulunmak, hediye vermek, sosyal medyayı kullanmak, insanlarla sevgi dolu kucaklaşmak, insanları dinlemek, adrenalin arttırıcı faaliyetlerde bulunmak gibi aktivitelerle arttırılabiliyor. Burada bir diğer önemli unsur toplumsal olarak sevgi ve ilişkilerde karşılıklı saygı unsuruna, uzlaşmacı ve insanlara karşı anlayışlı olmak genel olarak olumlu düşüncelerin gelişmesine katkıda bulunacaktır.

REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.