enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
16,7482
EURO
17,5147
ALTIN
964,00
BIST
2.434,53
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
29°C
İstanbul
29°C
Açık
Cumartesi Açık
28°C
Pazar Açık
27°C
Pazartesi Açık
28°C
Salı Parçalı Bulutlu
29°C

Psikolojik Kontratın İhlali / Meral Kuzu

Psikolojik Kontratın İhlali / Meral Kuzu
REKLAM ALANI
17.01.2022
0
A+
A-

Günümüz koşullarında çalışanlar ile tüketicilerin; beklenti, istek ve ihtiyaçlarının değiştiği gözlemlenmektedir. Bununla birlikte iş dünyasının uluslararası boyut kazanması, küreselleşme ve çağdaşlaşmayı gerekli hale getirmiştir. Örgüt başarısının; insanı makine gibi gören sistemler yerine çalışanın duygusal ve maddi tatminine bağlı olduğunu göstermiştir.
İşveren işgörenden; vazifesini etkin bir şekilde yerine getirmesini, örgüte sadakat göstermesini, inisiyatif alabilmesini, girişken olmasını, öğrenme ve gelişme için gönüllü ve esnek olmasını, örgütsel normlara uygun davranmasını beklerken, işgören de başta maaş almak üzere, kişisel gelişimine fırsat tanınmasını, iş ve sosyal güvenliği ile çevresel fayda hissetmeyi, gösterdiği çaba sonucunda kariyerinde ilerlemeyi, bireysel ilişkilerini sağlıklı sürdürmeyi ister.
Bireyin ve örgütün; almayı umduğu ile verebileceğini düşündüğü konular belirli olmakla birlikte rolleri tanımlı ve gelecekteki gidişatı açıkça şematize etmesi işverenlerin / insan kaynaklarının en önemli görevidir.
İşgörenin vazifesi görev aldığı kuruma katkı sağlamasıdır. İş hayatında hak talep etmek için görev ve sorumlulukların yerine getirilmesi esastır. İşgören mesleki becerisini layıkıyla ortaya koyacak, emeğinin karşılığını da eksiksiz olarak alacaktır.
İşveren de işgörenin kurumunda asli unsur olduğunu bilecek, onu yük ve maliyet unsuru olarak kabul etmek yerine işgörenini beraber yola çıktığı yol arkadaşı olarak görecektir.
İşgörenin içinde bulunduğu organizasyona aidiyetini işverenin tutumu belirler. İşgörene yeteneklerine uygun görevler tanımlanır, fikirlerine ve ihtiyaçlarına değer verilirse birey kendini kuruma ait hisseder ve işvereniyle beraber çıktığı yolculukta üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirir.
İnsan kaynakları konusunda yapılan araştırmaların amacı örgütlerde işgücünü verimli kullanıp bunun sürekliliğini sağlamaktır. Araştırmalar işgörenin içinde bulunduğu örgütten beklediği psikolojik ve ekonomik beklentilerin karşılanmasıyla tutum ve davranışları paralellik gösterdiğini tespit etmiştir.
Bu anlayış çerçevesinde işgören ve işveren arasında gizli bir kontrat olduğu söylenebilir. Psikolojik kontrat olarak tanımlanan, tarafların ilişkilerini yönlendiren yazılı olmayan karşılıklı beklentiler toplamı olan bu kavramişgören ile işveren arasındaki yaşanan sorunların aşılmasında anahtar rol oynamaktadır. Unutulmamalıdır ki taraflar birbirine bağımlıdır. Ve taraflararası ilişkiler sürekli gelişim ve değişim içindedir. Elbette psikolojik kontratta bireylerin örgütteki olayları farklı yorumlamaları sebebiyle farklı sonuçlar alınması olağandır.
Beklentilerin aksine karşı tarafın sağlamak zorunda olduğu düşünülen vaatlerinden doğan inançlar yerine getirilmediğinde endişe ve hayal kırıklığı yaşanmasına neden olmaktadır. Tarafları bir arada tutan; bireyin örgütten, örgütün bireyden beklentilerinin karşılanmasıdır.
Son dönemde işyerlerinde işgörenlerin bulundukları organizasyon içinde motivasyonu kaybolmuş bir şekilde isteksizce çalıştıkları, inisiyatif almadıkları, devamsızlık yaptıkları ve örgütün içinde gönüllü olarak kalmadıkları görülmektedir.
Yapılan birçok akademik çalışma göstermektedir ki; işgörenleri uyumlaştırabilmek, herhangi bir gerilim yaşanmadan karşılıklı güven duygusu ve fikir birliği içinde olabilmek ideal çalışma ortamını yaratmaktadır. Sözünü yerine getiren işveren ile sözünü yerine getiren işgörenin varlığı adalet, refah, performans, bağlılık ve güven duygusunu beraberinde getirecek yüksek kaliteli çalışma ortamının yaratılmasıyla işgörenler memnun ve verimli hale gelecektir. Sözler ve sorumluluklar iki taraf açısından da yerine getirildiğinde sıcak bir örgüt iklimi oluşacak maliyet ekonomisi bakımından pozitif etkiler yaratacaktır.
Psikolojik kontratta yer alan maddeler güncel piyasa koşulları ile değişse de bazı değerlerin kalıcı olduğunu görüyoruz.
İstihdam ilişkisindeki taraflardan birinin diğerinin yükümlülüklerini yerine getirmediğini algıladığı durumda kontrat ihlali olduğu varsayılmaktadır. Bu durumda ihanete ve haksızlığa uğradığını düşünen birey derin üzüntü içinde hayal kırıklığı yaşayacak bu da davranışlarına ve güçlü duygusal tepkilere yol açacaktır.
İşveren ve işgören ilişkisinde bir tarafın diğer tarafa yükümlülüğünü yerine getirmede başarısız olduğu durumlarda ilişki bozulacak, birbirine karşı inanç ve güven azalacak, ilişki erozyona uğrayacaktır. İnancın azalması neticesinde ihlallere karşı farklı yanıtlar ortaya çıkar. Bu yanıtlar olumsuz eğilimlerde artış, yabancılaşma, yükümlülük hissinde gerileme, inisiyatif kullanmama, gönüllü olmama, işe geç gelme, devamsızlık ve işten ayrılma olarak sıralanabilir.
Bireyin örgüte yaptığı katkı ile örgütün bireye sunduğu teşviklerin bütünlüğü bozulmaz bir döngüdür. İşgörenlerin işlerinden memnuniyet duymaları ve bağlılıkları; örgütlerin mal ya da hizmet üretmek gibi asli fonksiyonlardan ve temel amaçlardan biri olarak görülmektedir. Örgütsel bağlılığı sağlayabilen işveren işgörenin örgütte performansının yükselmesine, örgütün amaçlarını özdeşleştirmesine ve hizmet kalitesini arttırmasını sağlayacaktır. Örgüte bağlılığı yüksek olan bireyler örgütsel etkinliklere gönüllü ve aktif olarak katılır, güvenli ve istikrarlı davranışlar sergiler, örgütün taleplerini daha kolay kabul eder, örgütün hedeflerini benimser, yüksek gayret ve performans gösterir, kriz ortamlarında samimi ve güvenilir davranışlar sergilerler.
Peki örgütler örgütsel bağlılığı artırmak için ne yapmalı?
Çalışanın tutkularını ateşleyebilecek yaratıcı fikirler üretilmeli, güçlü stratejiler belirleyip bireylerin dinamiklerini etkileyen unsurları sezerek buna uygun planlar yapabilmeli, taahhütlerini yerine getirip karşılıklı güven ortamı tesis edilmelidir. Örgüt işgörenin gelecekle ilgili beklentilerini ve umutlarını canlı tutmalı, işgörenin bireysel gelişimine destek olunmalı, işgörenden beklenen görevin performansı ile ilgili olarak belirsizliklerin ortadan kaldırılması sağlanmalı, karar alma süreçlerine katılması, iş güvenliği, terfi ve kariyer olanakları, yetkilendirme, bilgilendirme yapılmalıdır.
Unutulmamalıdır ki parlak bir gelecek mutlu çalışanlarla mümkündür.
Meral Kuzu
Sosyolog, Aile Danışmanı, Köşe Yazarı, Aktivist, Genç Kızılay Bakırköy YK üyesi, Yeşilay, AFAD Gönüllüsü, TEGV Gönüllü Eğitmen, İÜ Sosyoloji Kulübü YK

REKLAM ALANI
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.