enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
32,2020
EURO
35,0069
ALTIN
2.504,53
BIST
10.643,58
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
22°C
İstanbul
22°C
Açık
Cumartesi Az Bulutlu
23°C
Pazar Az Bulutlu
24°C
Pazartesi Az Bulutlu
23°C
Salı Parçalı Bulutlu
24°C

Yaban Hayatı Kazandı!

Yaban Hayatı Kazandı!
REKLAM ALANI
02.04.2022
0
A+
A-

Beypazarı Doğanyurt’ta Yaban Hayatı Kazandı!

Türkiye’deki dört akbaba türünün aynı anda görülebildiği, geyik, vaşak, ayı ve kurt gibi memeli yaban hayvanlarının yaşam alanı olan Beypazarı Doğanyurt Köyü’ne yapılmak istenen “Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi” için “ÇED Gerekli Değildir” kararı, açılan dava sonucu iptal edildi.
Ankara ili Beypazarı ilçesi Doğanyurt köyünde yapılması planlanan “Kalker Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi” projesine karşı iki yıldır köy sakinleri ve sivil toplum kuruluşları tarafından mücadele veriliyor. Proje alanı zengin biyolojik çeşitliliğe sahip olmasına rağmen proje ÇED’den muaf tutulmuştu. Köylüler ve sivil toplum kurumları bir araya gelerek bu karara karşı dava açtı. Bilirkişi keşfi ardından dava sonuçlandı ve Doğanyurtlular davayı kazandı. Yöre halkı ve sivil toplum kuruluşları alanın sit alanı ilan edilmesini ve projenin tamamen iptal edilmesini talep ediyor.
Doğanyurt, Türkiye’deki dört akbaba türünün aynı anda görülebildiği, geyik, vaşak, ayı ve kurt gibi 28 memeli türünün ve 21 endemik bitkinin yaşam alanı olan ender özelliklere sahip bir köy olarak biliniyor. Yöre halkının mera alanı olarak kullandığı ve doğal kaynak sularının bulunduğu bölgeyi yok edecek maden projesine karşı aralarında Doğanyurtlular Derneği, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Başkanlığı ve Doğa Derneği’nin bulunduğu 25 kişi ve kuruluş tarafından dava açıldı. Geçtiğimiz yıl bilirkişi keşfi yapıldı. Dava sonucunda mahkeme “ÇED Gerekli Değildir” kararını iptal etti ve davayı Doğanyurtlular kazandı.
“Köyümüzde maden istemiyoruz.”
Köylüler tarafından mera alanı olarak kullanılan Kalker ocağı proje alanı, neredeyse köyün içerisinde yer alıyor. Doğanyurtlular Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Adil Taşkıran şunları söyledi: “Köyümüzü ve kültürümüzü yok edecek bu projenin yapılmasını istemiyoruz. Geyikler, kurtlar, akbabalar bu alanda yaşıyor, besleniyor. Bizler hayvanlarımızı burada otlatıyoruz. Açtığımız dava sonucunda mahkeme tarafından verilen iptal kararı için mutluyuz. Projenin tamamen iptal edileceğine ve burayı yok edecek yeni projelerin olmayacağına inanıyoruz. Doğamızı ve kültürümüzü koruyacağız, köyümüzde maden istemiyoruz.”
“Sit Alanı ilan edilmeli.”
Beypazarı’nda 10 yılı aşkın süredir yaban hayatı araştırma ve koruma çalışmalarını sürdüren Doğa Derneği, Doğanyurt’taki maden projesine karşı davacılar arasında yer alıyor. Konuyla ilgili açıklama yapan Doğa Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dicle Tuba Kılıç, maden projesinin gerçekleşmesi halinde Türkiye’nin en kıymetli yaban hayatı bölgelerinden birinin yok edileceğini dile getirdi.
Bölgenin bir ekolojik koridor görevi üstlendiğini ifade eden Kılıç şöyle devam etti: “Türkiye’de üretimin biyolojik çeşitliği koruyarak yapıldığı nadir alanlardan birisi Doğanyurt. Burası binlerce yıllık hayvancılık kültürünün yaşatıldığı bir kadim üretim havzası. Bu havzayı tehdit eden proje için ÇED gerekli değildir kararının iptal edilmesi sevindirici. Bu kararla birlikte geyikler, akbabalar ve yöre halkı kazandı. Bölgenin doğasını geri dönüşü olmayacak şekilde yok edecek bu projenin tamamen iptal edilmesi gerekiyor. Doğanyurt hem biyolojik çeşitlilik hem de doğa tarihi araştırmaları açısından uluslararası öneme sahip bir bölge. Yapılan başvurular sonucunda bu bölgenin sit alanı ilan edilerek koruma statüsü kazanmasını bekliyoruz.”

REKLAM ALANI