enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
32,5511
EURO
35,0540
ALTIN
2.451,94
BIST
10.471,32
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
30°C
İstanbul
30°C
Açık
Cuma Açık
28°C
Cumartesi Az Bulutlu
29°C
Pazar Az Bulutlu
29°C
Pazartesi Az Bulutlu
29°C

Yeşil Mutabakat Türkiye’ye ne kazandırır?

Yeşil Mutabakat Türkiye’ye ne kazandırır?
REKLAM ALANI

Kenevir elyafını çok yakında müşterilere sunacağız

Tekstil sektörü yılda 1.2 milyon ton karbon emisyonuna neden oluyor. 2030’da ise karbon emisyonunun yüzde 60’ını oluşturacağı tahminler arasında.
AB ise 2050’ye kadar Avrupa kıtasını karbon nötr hale getirecek bir dizi dönüştürücü politika tasarlıyor. Ticarette karbon vergisi, sıfır atık vergisi gibi ihracatçılara maliyetleri artıracak yaptırımlar gündemde.

EİB, sürdürülebilir kalkınma amaçlarını hedef gösteren ilk Birlik

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Burak Sertbaş, hazırgiyim ve tekstil, petrolden sonra dünyayı en fazla kirleten sanayi dedi.

“Konfeksiyon ürünlerinin yüzde 85’i geri dönüştürülemiyor ve doğada atık haline geliyor. Sektörümüzün sürdürülebilirlikle ilgili yapılacak çalışmalarda ön saflarda yer alması gerekiyor. 2020 yılını Sürdürülebilirlik Yılı ilan ettik. Türkiye genelinde sürdürülebilir kalkınma amaçlarını hedef gösteren ilk İhracatçı Birliği olduk. Avrupa’nın 2050 karbon nötr hedefi doğrultusunda hazırlanan Avrupa Yeşil Mutabakatı, tekstil ve hazır giyim sektörlerimizi yakından etkileyecek uygulamalar içeriyor. Avrupa, çözüm olarak döngüsel ekonomiyi gündeme getiriyor. Sektörümüzü de içine alacak bir uygulama içinde çalışıyor. Rekabet edebilmek için sürdürülebilir üretim modelinin bir seçenek değil, zorunluluk haline geldiğinin bilincindeyiz.
Sürdürülebilirlik konusunun en önemli kazanımlarından biri döngüsel ekonomi modeli.”

Yeni iki AB projesini önümüzdeki sene açıklayacağız

Sertbaş, tüketicilerin ve devletlerin döngüsel ekonomiyi gündemde tutup, devletin bu konudaki yatırımları desteklemesi gerektiği görüşünde.
Sertbaş şunları söyledi:
“Sektörün tüm paydaşları, aynı dili konuşmalı, kurallar koyulmalı. 2020 yılı içerisinde sürdürülebilirlik duyarlılığının toplumda, firmalarımızda artması için projeler yaptık, yapmaya devam ediyoruz.
BM’ye bağlı ana gündemi sürdürülebilir kalkınma hedefi olan Global Compact’a birlik olarak üye olduk. Sektörümüzün de sürdürülebilir olması için
onlara yol gösterici olmaya çalışıyoruz. Bununla ilgili bir Ur-Ge projemiz var. Ayrıca iki AB projesini önümüzdeki sene açıklayacağız.
Türkiye’deki öncü STK’lardan biri olduğumuzu düşünüyorum. Konsepti sürdürülebilirlik ve dijitalleşme olan TECH-TILITY temalı 15.
Moda tasarım yarışmamızı geçen hafta sonuçlandırdık. Genç tasarımcılarımızı da sürdürülebilirlik konusunda bilinçlendirmeyi hedeflediğimiz yarışmada
sorumlu moda anlayışını bir kez daha dile getirdik. Ülke olarak bu alanda geri kalma lüksümüz yok. Birlik olarak firmalarımızda sürdürülebilirlik
alanında farkındalık yaratmayı amaçlayan faaliyetler yapıyoruz ve yeni yılda da yapmaya devam edeceğiz. Bakanlık nezdinde tek talebimiz;
sürdürülebilirlik konusunda teşviklerin tamamının buna dönmesi konusunda.

Sanayi Bakanlığı’nın büyük sanayi kuruluşlarına uygun teşvikleri var ama bizim KOBİ’lerimize uymuyor.”

Yeşil Mutabakat neyi içeriyor?

Ekoten Tekstil Başkanı Şükrü Ünlütürk’e göre işletmenin sürdürülmesi; kurumsal yapı ve aile şirketlerindeki geçişin planlanmasını da içeriyor.

Ünlütürk şunları anlattı:

“Müşterilerimizi, paydaşlarımızı, çalışanlarımızı, hissedarlarımızı mutlu ederken yaşadığımız topluma karşı sosyal sorumluluklarımızı yerine getirmeli.
Çevreye saygılı üretimler yapmayı becerirsek, kendi işletmelerimizi sürdürülebilir kılarız. Böylelikle ülkenin ve dünyanın sürdürülebilirliğine gidebiliriz. İklim değişikliği varoluşsal bir tehdit. AB bunu, kaynak verimli ve rekabetçi bir ekonomiye dönüştürecek bir büyüme stratejisine çevirdi.
AB’yi sürdürülebilir kılma planı. 2050’ye kadar sera gazı emisyonlarının net sıfıra indirilmesi, ekonomik büyümenin kaynak kullanımına bağımlılığın azaltılması ve hiç kimsenin hiçbir yerin bu politikadan ayrı tutulmamasını hedeflediler. Tekstil sektörü için de bir komisyon kuruldu. AB pazarını güçlendirmeyi, iş modelleri teşvik etmeyi planlıyorlar. Önlemler şöyle; tekstil ürünlerinin döngüselliğe uygun olmasını sağlamak için eko tasarım önlemleri geliştirmek, ikincil hammaddelerin alımını sağlamak, tehlikeli kimyasalların varlığıyla mücadele etmek, işletme ve tüketicileri güçlendirme
doğrultusunda sürdürülebilir ürünleri seçmelerini sağlamak, yeniden kullanım ve onarım hizmetlerine kolay erişimlerin sağlanması, döngüsel hizmet
modelleri sürdürülebilir malzeme-üretim süreçlerine teşvik ve destek sağlayacaklar.”

 

REKLAM ALANI