enflasyonemeklilikötvdövizakpchpmhp
DOLAR
47,3323
EURO
53,8589
ALTIN
6.168,06
BIST
13.943,87
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
28°C
İstanbul
28°C
Parçalı Bulutlu
Pazartesi Açık
31°C
Salı Parçalı Bulutlu
31°C
Çarşamba Açık
29°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
28°C

Devlet Memuru ve İşçilerine Yapılan Zamlar Enflasyonu Körüklüyor mu? / Bilgin Yazar

Devlet Memuru ve İşçilerine Yapılan Zamlar Enflasyonu Körüklüyor mu? / Bilgin Yazar
REKLAM ALANI
26.07.2026
0
A+
A-

Geçen yıl enflasyon konusunda aşağıdaki paylaşımı yapmıştım.

…..…..….
https://lnkd.in/p/d-phWRGR
Türkiye’de kamu çalışanlarına yapılan maaş artışları iyi niyetli adımlar gibi görünse de, enflasyonla mücadelede ciddi bir çelişki barındırıyor.
Her maaş artışı, piyasada kiraların, ürün ve hizmetlerin yeniden fiyatlanmasına yol açıyor.
Bu da enflasyonun tetikleyicisi haline geliyor.
Ücret artışı → Maliyet artışı → Fiyat artışı → Yeni ücret baskısı… Kısır döngü.
Dahası:
Devlet çalışanlarının büyük kısmı özel sektöre kıyasla düşük verimlilikle çalışıyor.
Her yıl artan kamu istihdamı, bütçeye ciddi yük bindiriyor.
İngiltere Örneği:
Pandemi ve sonrasında kamu çalışanları protestolar düzenledi ama hükümet maaş artışlarına izin vermedi.
Sonuç?
Enflasyon patlamadı.
Fiyatlar daha öngörülebilir kaldı.
Gerçek şu:
Devlet zam oranlarını enflasyonun altında tutarak
Piyasalara fren olabilir,
Enflasyon beklentilerini kontrol edebilir.
Enflasyon: Gerçekliğin Erozyonu
Geçen Aralık bir restoranda şu cümleye kulak misafiri oldum:
“Yılbaşı gelmesin istiyorum. Çalışanlara zam yapacağım, sonra menüyü baştan düzenleyeceğim. Zarar etmeden bunu nasıl yapacağım?”
Bu, sadece ekonomik değil; psikolojik bir yıpranma.
Enflasyon ortamında fiyat, emek, ücret, maliyet… Hepsi anlamını yitiriyor.
İnsanlar sürekli tetikte yaşıyor:
“Bugün almasam yarın zam gelir mi?”
Bu da toplumsal ölçekte tükenmişlik, stres ve güven kaybı yaratıyor.
Kosova ve AB’ye yeni üyen olan ülkeler örneği:
Euro’ya geçince fiyatlar sabitlenmiş, insanlar huzurlu.
Çocukken yurt dışındaki akrabalarım “bizde kolanın fiyatı hep aynı” derdi.
Şimdi daha iyi anlıyorum:
“İstikrar, bir ülkenin psikolojik sağlığıdır.”
Sonuç
Enflasyon sadece bir ekonomi meselesi değil; bir sistem ve zihniyet meselesidir.
Gerçek çözüm; mali disiplin, verimlilik ve toplumsal farkındalıkla mümkündür.
…..…..…..….

Bugün birkaç ilave değerlendirmemi de paylaşmak istiyorum.
Türkiye’deki enflasyonun tek bir nedeni yok. Para politikası, kamu harcamaları, döviz kuru, enerji fiyatları, beklentiler ve üretim maliyetleri gibi birçok değişken aynı anda etkili oluyor.
Bununla birlikte, benim kanaatime göre kısa vadede enflasyonu düşürmek için farklı bir bakış açısına ihtiyaç var.

Kamu maaş artışları:

MAAŞ ZAMMI YAPMA!
Benim görüşüm, devlet memur ve kamu işçisi maaşlarını sürekli enflasyona paralel artırarak enflasyonla mücadelede başarılı olamaz.
Çünkü maaş artışlarının ardından birçok sektörde fiyatlar yeniden belirleniyor. Üstelik bazı işletmeler de bu dönemi fırsat bilerek maliyet artışının ötesinde zam yapabiliyor.
Böylece ücret artışı, fiyat artışı ve yeni ücret beklentisi arasında bir döngü oluşuyor.

Akaryakıt ve taşıt üzerindeki vergiler:

VERGİLERİ DÜŞÜR!
Türkiye’de akaryakıt ve taşıtlar üzerindeki yüksek ÖTV ve benzeri vergilerin kademeli olarak azaltılması gerektiğini düşünüyorum.
Çünkü ulaşım maliyetleri yalnızca bireyleri değil;
üreticiyi,
lojistik sektörünü,
esnafı,
KOBİ’leri,
sanayiciyi
doğrudan etkiliyor.
Bir ürünün tarladan fabrikaya, fabrikadan depoya, depodan markete ulaşmasının her aşamasında ulaşım maliyeti bulunuyor. Bu nedenle akaryakıt maliyetleri neredeyse tüm ürün ve hizmetlerin fiyatına yansıyor.

Doğrudan sosyal destekler

Genel maaş artışları yerine, özellikle emekliler ve düşük gelirli vatandaşlar için hedefe yönelik sosyal desteklerin daha etkili olabileceğini düşünüyorum.
Örneğin;
• market destek kartları,
• temel ihtiyaç destekleri,
• ulaşım destekleri,
• enerji destekleri
gibi uygulamalar, bütçeye daha kontrollü etki ederken ihtiyaç sahibi kesimlere daha doğrudan katkı sağlayabilir.

Konut arzı artırılmalı

Yaşam maliyetinin en büyük kalemlerinden biri kiradır.
Bu nedenle belediyelerin imar planlarını hızlandırması, altyapı yatırımlarını artırması ve daha fazla konut üretimini teşvik etmesi gerektiğine inanıyorum.
Konut arzı arttıkça kira baskısı azalabilir. Kira maliyetlerinin düşmesi de vatandaşın alım gücünü artırarak sürekli maaş artışı ihtiyacını azaltabilir.

Uzun vadeli çözüm ayrı, kısa vadeli çözüm ayrı

Elbette ülkenin gerçek çözümü;
✔️ daha yüksek üretkenlik,
✔️ yüksek katma değerli üretim,
✔️ teknoloji,
✔️ ihracat,
✔️ eğitim
ile ekonomiyi büyütmektir.
Ancak bunlar sonuçlarını yıllar içinde veren yapısal politikalardır.
Vatandaş ise bugünkü enflasyonu bugün hissediyor.
Bu nedenle kısa vadede maliyetleri azaltacak ve fiyat baskısını hafifletecek tedbirlerin de aynı anda uygulanması gerektiğini düşünüyorum.
Benim kanaatime göre;
Enflasyonla mücadelede yalnızca maaşları artırmaya odaklanmak yerine;
✔️ maliyetleri düşürmek,
✔️ hedefe yönelik sosyal destek sağlamak,
✔️ konut arzını artırmak,
✔️ ulaşım ve lojistik maliyetlerini azaltmak
çok daha hızlı ve görünür sonuçlar doğurabilir.

REKLAM ALANI
Gizliliğe genel bakış

Bu web sitesi, size mümkün olan en iyi kullanıcı deneyimini sunabilmek için çerezleri kullanır. Çerez bilgileri tarayıcınızda saklanır ve web sitemize döndüğünüzde sizi tanımak ve ekibimizin web sitesinin hangi bölümlerini en ilginç ve yararlı bulduğunuzu anlamasına yardımcı olmak gibi işlevleri yerine getirir.